Isle of Wight Festival
Isle of Wight İngiltere'nin 8 km güneyinde ufak bir ada. Genelde yaşlı zenginlerin emeklilik günlerini değerlendirmek amacıyla kullandığı bu ada, 1970 yılında müzik tarihinin en büyük açık hava etkinliklerinden birine sahne oldu...
1968 yılında başlayan Isle of Wight festivalleri, 1969 ve 1970 yıllarında artan bir popüleriteyle devam etti. 1968 yılında Jefferson Airplane, T-Rex ve Pretty Things gibi grupların katılımıyla çığır açan festival, 1969'da The Who ve Bob Dylan'ı ağırladı. 1969'daki bu festival aynı zamanda Bob Dylan'ın 66 yılında geçirdiği motorsiklet kazasından sonraki ilk sahne performansı olarak da kayda geçmiştir. İlk yıl yaklaşık 10.000 kişilik katılımıyla mütevazı bir havada gerçekleşen festival, ikinci yılda 300.000 kişi civarındaki bir katılımla adayı yavaş yavaş sallamaya başlamıştır. 1969'daki bu katılımın ardından gaza gelen organizatörler, 1970 yılında "tarihin en büyük açıkhava etkinliği"ni gerçekleştirmek için kolları sıvamışlardır. Sonuç olarak düşündükleri gibi 70'lerin ortasına kadar bu adı taşıyan olay adanın Afton Down adı verilen bölgesindeki sahnenin etrafında gerçekleşmiştir.
Normalde 100.000 kişiden az nüfusa sahip bu sakin adaya Ağustos ayının sonlarına doğru oluk oluk insan akmaya başlamıştır. Tüm bu insanların ulaşımı ve yaşanan zorluklar gerek organizatörler, gerekse de katılımcılar için tam bir kabusa dönüşmüştür. Festivale katılımda yaşanan sıkıntılar, festival alanında da devam etmiştir. Sahne etrafında toplanıp ateş yakarak sloganlar atan ve müzisyenlerin korkudan müziği kesip sahnede donakalmasını sağlayan gençlerden tutun, bir anda sahneye çırılçıplak fırlayan genç kızlar, etrafı savaş alanına çevirip birbirleriyle kavga eden organizatörler ve hepsini zaptetmeye ve sakinleştirmeye çalışan, durmadan anonslar yapan sarı kafalı bir adam. Isle of Wight 1970, bütün bunlardan çok Leonard Cohen'in sahnede söylediği sözlerle unutulmayacak belki de: "BU ÜLKE ÇOK BÜYÜK, ÇOK ÇOK BÜYÜK, AMA BİR O KADAR DA ZAYIF".
Isle of Wight 1970 herşeye rağmen müzisyenleriyle de çok ses getirdi. Kris Kristofferson kötü bir ses sistemi yüzünden sağlam bir fırça yedi. Miles Davis en iyi performanslarından biri ortaya koydu. Leonard Cohen "Suzanne" ile ortama dinginlik ve melankoli kattı. The Who ve Jimi Hendrix her zamanki gibi ortalığı yakıp yıktı. The Doors ise dibe vurmuş Jim Morrison ve arkadaşlarıyla birlikte son büyük sahne performanslarından birini gerçekleştirdi. Bu festivalde ayrıca Ten Years After grubunun performansı da oldukça ilgi çekicidir.
Festival 1970 yılından sonra tam 32 yıl boyunca hiç yapılmadı. Bunun sebebi de çok ada sakinlerinden çok büyük şikayetlerin gelmesi, organizasyondaki aksaklıklar ve fiyaskolardı. Aslında asıl sebep, diğer büyük festivallerin de sona ermesinde olduğu gibi, bir müzikal dönemin sona erişi ve dönemin birliktelik ve paylaşım ruhunun (başka bir ifadeyle hippie yaşam tarzı) yavaş yavaş zayıflamaya başlamasıydı. Isle of Wight 2002'den beri yine tanınmış grupların katılmıyla aynı yerde yapılmaya devam ediyor. Ama 2002'den bu yana katılım hiçbir zaman 60.000 kişiyi geçmemiş. 2010 yılında bir söylentiye göre Chuck Berry katılacakmış, belki o zaman katılım biraz artabilir.
Gerek Isle of Wight olsun, gerekse de Woodstock veya diğer önemli festivaller o dönem yaşayanlara yarattığı imaj, kıyafet ve sloganlarla özgürlüğün iktidar karşısında nesneleşmiş halini ve müzikte de sınır tanımayan bir icraat ve söylemle birlikte hafızalardan kolay kolay silinmeyecek anlar yaşatmış. Bizler de sınırlı sayıda ve uzunlukta video çekimleriyle o anları yaşamış gibi hissetmeye çalışıyoruz, yine de orada olamamamın iç geçirmesini yaşıyoruz. Günümüzde festival kültürü bu denli gelişkin olmasa da halen devam ediyor. Ama yüksek fiyatlar ve sıkıcı güvenlik önlemleri yüzünden atmosfer hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor. Ülkemizde ise tek tip giyim tarzı, tek tip müzikal zevk ve tek tip içki olunca, festival kültürü malesef çok daha cılız kalıyor.




"It's a large nation, but
"It's a large nation, but still weak"
Peki sizin düşünceniz nedir?